Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu Forum Ana Sayfa Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu

 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Ben Dervişim Diyene

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu Forum Ana Sayfa -> TASAVVUF,TARiKAT ve SOHBETLERi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 17,03,2008,16:34:27    Mesaj konusu: Ben Dervişim Diyene Alıntıyla Cevap Gönder

Ben Dervişim Diyene

Dervişlik, belki her müslüman için arzu edilen bir ideal olması gerekmesine rağmen, yeterince nefs muhasebesi yapmadan “Ben dervişim!” diyebilir ve bu sıfatımla övünebilir miyim?

Bakara Suresi’nin 156. ayetine göre hepimiz Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’a gidiyoruz: “Biz Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) içiniz ve O’na döneceğiz.” Her insan, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’ın yarattığı bir varlık olduğuna göre asırlardır yoluna devam eden bu kervanın yönü, varoluşun tek kaynağı olan Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’tır. Bazılarımız bu yolda bir köşede oturup bekliyor olabilir; bazılarımız çarıksız ve yaya, bazılarımız atlı… Bu varoluş serüveninde, farklı yolculuk biçimleri içerisinde her çeşit insan görmemiz mümkündür. Derviş olanı herkesten ayıran nedir? Yoluna şuurlu olarak devam etmesi… O kutlu kişi, nereye ve kime varacağını bilmektedir. Aynı zamanda onun, adı aşk olan ve tükenmeyen bir yakıtı vardır:

“Dinle sözümü sana direm özge edâdır
Derviş olana lazım olan aşk-ı hüdâdır.”
(Sultan Veled Hz.)

Derviş, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’ı arzular; çünkü O’ndan gelmiştir ve O’na aittir. Bundan dolayı, açılana kadar ilâhî kapının eşiğinde durmayı göze almıştır. Dervişlik, yiğitliktir; her kişinin değil, er kişinin başarabileceği bir iştir. Eren olup pîr’e varmak, ancak onun hakkıdır.
Dervişlik, belki her müslüman için arzu edilen bir ideal olması gerekmesine rağmen, yeterince nefs muhasebesi yapmadan “Ben dervişim!” diyebilir ve bu sıfatımla övünebilir miyim?
Herkesten bir farkı olmayan hatta herkesin gerisinde kalan ben, nasıl dervişlikten bahsedebilirim ki! Gönlü Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) aşkı ile kaynayan nice dervişler bu dünyaya rahmet deryasından nurlar saçarken, bütün edep sınırlarını zorlayarak rahatlıkla ‘ben dervişim’ denebilir mi? Eğer diyecek olsam Derviş Yunus bana şöyle seslenmez mi:

Dervişlik der ki bana, sen derviş olamazsın
Gel ne diyeyim sana, sen derviş olamazsın.

Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek, sen derviş olamazsın.

Derviş bağrı baş gerek, gözü dolu yaş gerek
Koyundan yavaş gerek, sen derviş olamazsın.

Doğruya varmayınca, mürşide ermeyince
Hak nasip etmeyince, sen derviş olamazsın.

Ele geleni yersin, dile geleni dersin
Böyle dervişlik dursun, sen derviş olamazsın.

Her zaman ‘hakkımı arıyorum’ diyerek Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’ın bana tahakkuk eden tahsisatına isyan eden ve bunun sonucunda pek çok insanın gönlünü kıran, verilmiş nimetlere şükredemeyen, musibetlere sabredemeyen ben, kaderin hangi safhasına razı olabildim ki ‘ben dervişim’ diyebileyim!
Dervişlik bir rıza lokması değil midir? Onu yiyebilecek ve hazmedecek yani hayatının her ânında meydana gelen her oluşun Sevgili’den geldiğini hiç unutmayacak kişiler, dervişlik hırkasını giymeye hak kazanabilirler. Pir Sultan Abdal’ın dediği gibi, dervişliğin bir “dem”den ibaret olduğunu bilip bu ânı duyabilen ve yaşabilenler ancak dervişliğe layık olanlardır:

Bu bir rıza lokmasıdır, yiyemezsin demedim mi?
Bu bir demdir, gelir geçer, duyamazsın demedim mi?

Sevgili Yunus, “Dövene elsiz gerek, sövene dilsiz gerek” derken bana uzatılmış hangi sopaya veya beni söven hangi söze karşılık sükûnetimi koruyabildim ki! İnsanlar beni methederken hoşlanmadığım, zemmederken rahatsız olmadığım ve kendilerine incinmediğim bir ânım oldu mu ki!

Ahmed er-Rifâî Hazretleri, “Derviş için şart odur ki, onda insanların ayıbını görecek göz olmaya.” derken, ben hocalarımın, arkadaşlarımın, komşularımın, camide yan yana namaz kıldığımız cemaatin şimdiye kadar hangi ayıplarını saklayabildim ki!

Mevlâna Hazretleri, “İyi, kötü herkes, dervişin cüz’üdür, eğer böyle olmazsa derviş olmaz.” derken, ben iyi veya kötü insanların gıybet ve dedikodusunu yaparak oluşturduğum kirli sularda yüzmeye devam ettiğim halde nasıl derviş olabilirim ki!

Bu hallerde iken ‘dervişim’ dersem, dervişlerin pîri Sevgili Yunus bana yine şöyle seslenmez mi?

Gaflet ile Hakk’ı buldum diyenler,
Er yarın Hak divanında belli olur.
Kimin adı sofi, kimin derviş,
Derviş isen kardeş, takvaya çalış
Gizlice yollardan sen Hakk’a eriş
Er yarın Hak divanında belli olur.

Elhâsıl, niçin derviş olamadım? Günahlarım ve kötülüklerimle kendi iç dünyamın güzelliklerini karartmış olduğum halde, kendimi sık sık derviş gibi zannettiğim için… Bu akıl ve fikir ile Mevlâ bulunabilir mi?

Her şeyden önce yapmam gereken, Aşkî’nin nidasını sıklıkla tekrarlamak olmalıdır:

Affet isyanım benim, halim yaman Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım!
Defterim dolu siyah, halim yaman Sultanım!


Alıntı:
SEMERKAND - Aylık Tasavvufî Dergi
Ahmet ALEMDAR • Mart 2008

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>


En son Sinay_57 tarafından 15,05,2008,20:56:39 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 17,03,2008,17:10:39    Mesaj konusu: Bana dervîş demişler Alıntıyla Cevap Gönder

<table border="1" bgcolor="#ffffff">
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">Bana dervîş demişler
Ben dervîş olamadım
Yanlış haber vermişler
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler halîm olur
Giydiği kilim olur
Hulki mülayim olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler post giyinür
Nâsa çirkin görünür
Herkes ana yerinür
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler halîm olur
Hakk ile kelîm olur
Hem kalb-i selîm olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler mestur olur
Dil sarayı nûr olur
Hakk ile manzûr olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler cennet gülü
İsm-i a'zam bülbülü
Hayât bahş eyler dili
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan hâk olur
Sâhib-i idrâk olur
Mâsivâdan pâk olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan âb olur
Mazhar-ı Vehhâb olur
Ciğeri kebâb olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler hem bâd olur
Canı dili şâd olur
Gussadan âzâd olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler hem nâr olur
Şeş cihette var olur
Yâdlar kamu yâr olur (1)
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş olan nûr olur
Nâs içinde hor olur
Her taraftan dûr olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîş benzer bülbüle
Mürşidler benzer güle
Sev Hakkı seven ile
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervîşler bülbül olur
Mürşidler hem gül olur
Sözleri makbul olur
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervişlerin sultânı
Cân derdinin dermanı
Sâmî-yi Erzincânî
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Dervişler şahı Sâmî
Hakîkat mâhı Sâmî
Aşkın misbâhı Sâmî
Ben dervîş olamadım
Hakkı da bulamadım

Salih gibi dervişler
Hayvân-sıfât kalmışlar
Himmet alan almışlar
Ben derviş olamadım
Hakkı da bulamadım

Salihbaba Divanından
</td>
<td bgcolor="#ffffff">Halîm = Yumuşak huylu

Hulk = Huy.

Nâs = İnsanlar

Yerinmek = Şikâyet etmek

Kelîm = Konuşan

Kalb-i selim = Selâmete ulaşmış kalb.

Mestur = Gizli, örtülü.

Dil sarayı = Gönül sarayı.

Manzûr = Bakılan, nazar edilen.

Hâk = Toprak

Masiva = Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'dan başka şeyler, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a perde olan her şey

Âb = Su, hoşluk, şeref, değer.

Mazhar-ı Vehhâb = Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın ihsanına nail olma.

Bâd = Rüzgâr.

Gussadan âzâd = Tasadan kurtulan.

Şeş cihet = Alt yön (Ön, arka, alt, üst, sağ, sol)

(1) = Yabancıların hepsi dost olur

Dûr = Uzak, ırak.

Mâh = Ay

Misbah = Işık, lâmba
</td>
</tr>
</table>

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>


En son Sinay_57 tarafından 15,05,2008,20:55:02 tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 17,03,2008,17:15:10    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

<table border="1" bgcolor="#ffffff">
<tr>
<td bgcolor="#ffffff">Evvelâ bir pîre teslîm olmayan derviş midir
Eşiğinde baş koyup cân vermeyen dervîş midir

Mekteb-i irfana girip almayan ders-i sabak
Hızr ile âb-ı hayâta varmayan dervîş midir

Harfi savtı olmayan bir şehre basmayıp kadem
"Alleme'l-esmâ" rumuzun bilmeyen dervîş midir

Günde yetmiş kez hitâb-ı "İrci'î" den bî-haber
"Fedhulî" sırrından agâh olmayan dervîş midir

Mâsivânın illetinden soyunup abdal olup
Cân verip ölmezden evvel ölmeyen dervîş midir

Bu fena gülzârı içre faili mef'ûlünü
Her sıfattan zât-ı Hakk'ı bilmeyen dervîş midir

Kabre girip haşre varıp hem sıratı geçmeden
Kevser-i Haydar'dan içip kanmayan dervîş midir

Andelib-râ her seher bâğ-ı behişte girmeyip
Açılıp gül gibi handan olmayan dervîş midir

Varını yağmaya verip İbrahim Edhem gibi
Arayıp Hızr-ı zamanı bulmayan dervîş midir

Pîr-i Sâmî Hazretine sıdk ile bîat edip
Rûz u şeb babında hizmet kılmayan dervîş midir

Şeyhü'l-ekberdir efendim bu asırda şübhesiz
Böyle bir âlî-makâma gelmeyen dervîş midir

Sâlih'em sıdk ile bende olmuşam sultânıma
Ağlayarak bu kapıda gülmeyen dervîş midir

Salihbaba Divanından
</td>
<td bgcolor="#ffffff">Ders-i sabak = Ders, vird.

Harfi savti olmayan = Okuma yazma ile olmayan (arifler mektebi).

Allemel esma = "Biz Adem'e isimleri öğrettik." (Bakara; 31)

Hitâb-ı "Irci'i = "Dön Rabbine, sen. O'ndan razı, O da senden razı olarak..." (Fecr; 28)

Bi-haber = Habersiz.

"Fedhulî" = "Haydi gir (salih) kullarımın içine; Gir Cennetime..." (Fecr; 29-30)

Agâh = Bilgili, haberli, uyanık

Mâsivâ = Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'dan başka şeyler.

İllet = Hastalık, maraz.

Fail = Yapan, eden.

Mef'ül = Yapılmış, edilmiş.

Haşr - neşir = Kıyamette her canlının ölüp yeniden diriltilmesi.

Kevser-i Haydar = Sırat geçenler, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın aslanı Hz Ali'nin elinden kevser içecek.

Andelîb-râ = Bülbül gibi.

Bağ-ı behişt = Cennet bahçesi.

Handan = Gülen.

Rûz u şeb: Gece gündüz.

Bâb = Kapı.

Şeyhül-ekber = En büyük şeyh.

Âli makam = Yüce makam.

Bende = Bağlı, köle.
</td>
</tr>
</table>

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu Forum Ana Sayfa -> TASAVVUF,TARiKAT ve SOHBETLERi Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açabilirsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap verebilirsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Sinop Barış fm i Dinlemek için Tıkla.
Arama Özelligi



Arama nedir?Arama nasıl kullanılır?Arama neden önemlidir?Arama kullanmayanların başına ne gelir?Bir oku!!!
DOST SiTELER BÖLÜMÜ
Diyanet isleri baskanligiAyancik com

shadow forumPayLaSiMin Tek YeRi EfLaniForum

Gizemli alemSayenizde Forumu

ws.tc ye üye olmak icin önce okuSinop'lu Sanatçılar Birliği

Sanal krali


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.067