Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu Forum Ana Sayfa Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu

 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

NAMAZ BAHSi

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu Forum Ana Sayfa -> DiNi BiLGiLER
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 30,07,2007,12:19:53    Mesaj konusu: NAMAZ BAHSi Alıntıyla Cevap Gönder

NAMAZ NEDİR?

Namaz dinin direği, ibadetlerin en üstünüdür. Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a karşı en önemli ibadet görevimiz günde beş defa kıldığımız namazlarımızdır. Erginlik çağına gelen, akıllı her müslümana günde beş vakit namaz kılmak farzdır.
Namaz, bizi yaratan, yaşatan, sayısız nimetleri veren yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a karşı bir kulluk görevimizdir.
Namaz kılanlar, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın emrini yerine getirmiş, kulluk borçlarını ödemiş ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın hoşnutluğunu kazanmış, dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşmuş olurlar.
NAMAZIN ÇEŞİTLERİ
Namazın Farz, Vacib ve Nafile çeşitleri vardır.
1. Farz Namazlar: Beş vakit namaz ve cuma namazıdır.
2. Vacip Namazlar: Vitir ve bayram namazları, adanan na-mazlar, bozulan nafile namazların kazasıdır.
3. Nafile Namazlar: Farz ve vacip namazlardan başka kılınan diğer namazlardır.
NAMAZ VAKİTLERİ
Her işin belirli bir zamanı vardır. Günde beş defa kılınan farz namazların kılınması için yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) belli vakitler tesbit etmiştir. Sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı günde beş defa kılınan namazların vakitleridir.
Sabah Namazının Vakti: Sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından, güneşin doğmasına kadar olan zamandır.
Öğle Namazının vakti : Güneş tam tepemize gelip, gölge, doğu tarafına uzanmaya başladığı vakitten itibaren -güneş tepe noktasında iken var olan gölge müstesna- herşeyin gölgesinin bir veya iki misli oluncaya kadar devam eden zamandır.
İkindi Namazının Vakti: Öğle namazı vaktinin bitiminden güneş batıncaya kadar olan zamandır.
Akşam Namazının Vakti: Güneş battıktan sonra başlayıp güneşin battığı yerde meydana gelen kızıllık kayboluncaya kadar olan zamandır.
Yatsı Namazının Vakti: Akşam namazının vakti çıktıktan sonra başlayıp sabah namazının vakti girinceye kadar devam eden zamandır.
Vitir Namazının Vakti: Vitir namazının vakti de yatsı namazının vaktidir. Ancak vitir namazı, yatsı kılındıktan sonra kılınır.
Cuma Namazının Vakti: Öğle namazının vaktidir.
Teravih Namazının Vakti: Yatsı namazının vaktidir.
Bayram Namazının Vakti: Bayram günleri sabahleyin güneşin doğuşundan yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra başlayıp güneşin tepe noktasına gelmesine kadar devam eden zamandır.

Her namaz, kendi vakti girdikten sonra kılınır. Vakti girmeyen namaz kılınmaz. Her namazın kılınma vakti, kendi vakti girdikten sonra başlar, bir sonraki namazın giriş vaktine kadar devam eder. En iyisi her namazı vaktin ilk giriş zamanında kılmaktır.
Güneş doğarken, tepe noktasında iken, batarken hiç bir namaz kılınmaz.
Beş vakit namazın fazları ile sünnetlerinin kaçar rekat olduğu aşağıda gösterilmiştir.
Namaz vakitleri:
Sabah namazi: 2 Rekat sünnet 2 Rekat Farz Toplam 4 Rekattir
Ögle namazi: 4 Rekat ilk sünnet 4 Rekat Farz 2 Rekat son sünnet toplam10 rekattir
ikindi namazi: 4 Rekat sünnet 4 Rekat Farz Toplam 8 Rekattir
Aksam namazi: 3 Rekat Farz 2 Rekat sünnet Toplam 5 Rekattir
Yatsi namazi: 4 Rekat ilk sünnet 4 Rekat farz 2 Rekat son sünnet 3 Rekat Vitir Toplam 13 Rekattir

NAMAZIN FARZLARI
Namazın farzları 12'dir. Bunlardan altısı namazın dışındadır, bunlara "Namazın Şartları" denir. Altısı da namazın içindedir. Bunlara da "Namazın Rükünleri" denir.
Namazın sahih olabilmesi için oniki farzın eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.

Namazın Şartları:
1) Hadesten Taharet: Hades denilen manevî kirin giderilmesi için, abdest almak, gerekli hallerde gusül yapmaktır.
2) Necasetten Taharet: Namaz kılacak kişinin, bedeninde, üzerindeki elbisede ve namaz kılacağı yerde pislik varsa bunları temizlemektir.
3) Setr-i Avret: Namaz kılacak kişinin vücudunda örtünmesi gereken yerleri örtmesi demektir.
Erkeklerin: Göbek ile diz kapağı arasını (dizkapağı dahil),
Kadınların: Yüz, el ve ayaklardan başka vücudunun her tarafını örtmeleri gerekir.
4) İstikbal-i Kıble: Namazı kıbleye dönerek kılmaktır. Kıble, Mekke şehrindeki kutsal bina olan Kâbe yönüdür. Kâbe, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail tarafından yapılmıştır.
5) Vakit: Namazları kendi vakitleri içinde kılmaktır.Vakti gelmeden bir namazı kılmak caiz değildir.
6) Niyet: Hangi namazı kıldığını bilmek ve kalbinde hatırlamaktır. Niyetin dil ile söylenmesi sünnettir.

Namazın Rukünleri:
1) İftitah Tekbiri: Namaza başlarken tekbir almak demektir.
2) Kıyam: Namazda ayakta durmak demektir.
3) Kıraat: Namazda ayakta iken biraz Kur'an okumaktır.
4) Rükû': Namazda eller diz kapağına erişecek kadar eğilmektir.
5) Sücûd: Rükû'dan sonra ayaklar, dizler ve ellerle beraber alnı yere koymaktır.
6) Ka'de-i Ahîre: Namazın sonunda "Ettehiyyatü" okuyacak kadar oturmak demektir.

Namazın Vacibleri
1) Namaza "Allahu Ekber"sözü ile başlamak.
2) Farz namazların ilk iki rek'atında, nafile namazların her rek'atında Fatiha suresini okumak.
3) Farz namazlarının ilk iki rek'atında, vitir ve nafile namazların her rek'atında Fatihadan sonra sûre veya ayet okumak.
4) Fatihayı sureden önce okumak.
5) Secdede alın ile beraber burnu da yere koymak.
6) Üç ve dört rek'atlı namazların ikinci rek'atında oturmak (Buna ka'de-i ûlâ=birinci oturuş
7) Namazlardaki birinci oturuş ile son oturuşlarda ettehiyyatü'yü okumak.
Cemaatle kılındığı zaman sabah, cuma, bayram, teravih ve vitir namazlarının her rek'atında, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rek'atında imamın fatiha ve sureyi açıktan, öğle ve ikindi namazlarında ise, gizlice okuması.
9) İmama uyan cemaatin fatiha ve sureyi okumayıp susması.
10) Vitir namazında kunut tekbiri almak ve kunut dualarını okumak.
11) Bayram namazlarında alınan ilâve tekbirler.
12) Ta'dili erkân, yâni ayakta iken dosdoğru, rükûda dümdüz olmak (Kadınlar biraz meyilli dururlar), rükûdan kalkınca iyice doğrulmak, iki secde arasında tam oturmak.
13) Namazın sonunda sağa ve sola selâm vermek.
14) Namazda yanılma olursa sehiv secdesi yapmak.

Namazın Sünnetleri
1) Beş vakit namaz ile Cuma Namazı için ezan ve kamet getirmek
2) İftitah tekbirini alırken elleri yukarıya kaldırmak
3) Sübhaneke ve Eûzu-Besmele'yi sessizce okumak
4) Sağ eli sol el üzerine koymak
5) Fatiha'dan sonra gizlice 'amin' demek
6) Rükû ve secdeye eğilip kalkarken alınan tekbirler
7) Rüku ve secde tesbihleri. ( Rukû'da üç defa "SÜBHANE RABBİYE'L AZÎM" ve her iki secdede üçer defa SÜBHANE RABBİYE'L ÂLÂ" demek.)
Rukü'dan doğrulunca "SEMİALLAHU LİMEN HAMİDEH" ve hemen arkasından "RABBENA LEKE'L HAMD" demek.
9) Kıyamda bir özür bulunmadığı takdirde iki ayağın arasını dört parmak kadar açık bulundurmak.
10) Rukü'da parmaklar açıK olarak dizleri tutmak, dizleri, dirsekleri dik ve sırtı baş ile dümdüz halde bulundurmak.
11) Secdeye varırken önce dizleri, sonra elleri, sonra yüzü vere koymak. Secdeden kalkarken önce yüzü, sonra elleri, sonra dizleri kaldırmak.
12) Tahiyyatı sessizce okumak
13) Selama sağdan başlamak
14) Sütre edinmek (Önü açık yerde namaz kılarken önüne sütre koymak)

Namazı Bozan Şeyler
1) Namazda konuşmak.
2) Birşey yemek veya içmek.
3) Kendi işiteceği kadar gülmek (yanındakilerin işiteceği kadar gülerse abdesti de bozulur.)
4) Birine selâm vermek veya verilen selâmı almak.
5) Göğsünü kıbleden çevirmek.
6) Dünyaya âit bir şeyden veya bir ağrıdan dolayı ağlamak "ah" demek. (Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) korkusundan dolayı ağlamak namazı bozmaz.)
7) Öksürüğü yok iken öksürmeye çalışmak. (Elde olmayarak normal gelen öksürük namazı bozmaz.) Namazda bir iş yapmaya çalışmak.
9) Bir şeye üflemek.
10) Kur'an'ı, manası bozulacak şekilde yanlış okumak.
11) Ayeti mushaf'a bakarak (yüzünden) okumak.
12) Namazda abdesti bozulmak.
13) Teyemmüm eden kimsenin namazda suyu görmesi, mesh müddetinin namazda bitmesi
14) Sabah namazını kılarken güneşin doğması.
15) Cemaatle namazda kadınlarla erkeklerin arada bir perde olmadan yanyana bir safta kılması.
16) Namazda örtünmesi gereken yerlerin açılması ve bu açılmanın bir rükûn yapacak kadar süre devam etmesi.
17) Bayılmak, çıldırmak...

Namazın Mekruhları
1) Sıkışık abdestle namaz kılmak
2) Namazda elbise veya bir başka yerle oynamak
3) Namazda bir yere dayanmak
4) Gerinmek veya esnemek
5) Parmakları çıtlatmak
6) Özürsüz bağdaş kurmak
7) İnsan yüzüne karşı kılmak
Başı açık kılmak
9) Kıraatta, Kur'an-ı Kerimdeki sıraya uyulmaması. Bir sure atlamak
10) Erkeklerin secde ederken kollarını tamamıyla yere döşemeleri
11) Tek ayak üzerinde durmak veya bir ayağı yerden kesmek ve diğerine dayanmak
12) Namazda daha selam vermeden terleri veya yüze dokunmuş olan toprakları silmek
13) Namaz içinde, verilen selamı el veya baş işaretleriyle almak
14) İkinci rekatta birinci rekata göre daha uzun okumak
15) Yanmakta olan ateşe doğru namaz kılmak....


<object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/VC0HYAabWkQ&hl=de_DE&fs=1&"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/VC0HYAabWkQ&hl=de_DE&fs=1&" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object>

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>


En son Sinay_57 tarafından 15,11,2009,09:58:17 tarihinde değiştirildi, toplam 3 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 30,07,2007,12:22:02    Mesaj konusu: NAMAZ Alıntıyla Cevap Gönder

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’ın varlık ve birliğini bilip kabul ettikten sonra gelen farzların en büyüğü ve önemlisi namazdır. Dînin direği olan eşsiz bir ibadettir.

Namaz, sözlükte dua etmek, hayır duada bulunmak demektir.

Kur’an’ın hemen başında müttakîlerin en belirgin özellikleri arasında, onların gereği gibi namaz kılan kimseler olduğu ifade edilir. ( 2 Bakara 3) Hadiste geçtiği üzere beş vakit namaz, suyun kirleri temizlediği gibi, kişiyi günahlardan arındırır.” ( Buhârî, mevâkît 6; Müslim, mesâcid 283)


A-NAMAZIN FARZ OLMASININ ŞARTLARI


1-Müslüman olmak: Müslüman her erkek ve kadın için namaz kılmak farz bir görevdir.

2-Ergenlik (buluğ) çağına girmiş olmak: Namaza alıştırmak için yedi yaşından îtibaren erkek ve kız çocuklara namaz kılmaları emredilir.

3-Akıl sahibi olmak: Akıl, İslâmî yükümlülük-lerin dayanağıdır. Akıl hastasına namaz farz değildir.



B-NAMAZIN FARZLARI



Namazın farzları on ikidir. Bunlardan altısı namaza başlamadan önce yerine gelmesi gereken şartlardır. Altısı da namazın geçerli olabilmesi için namazda iken yapılması gerekli rukünlerdir. Bunlara kısaca altısı içinden, altısı da dışından farzlar denir.

Namazın Dışındaki Farzları: 6 tanedir.

Hadesten tahâret, necasetten tahâret, setr-i avret, istikbâli kıble, vakit, niyet.

İçinden olanlar: 6 tanedir.

İftitah Tekbîri, kıyam, kıraat, rukû, sücûd, ka'de-i ahira'da Teşehhüd miktarı oturmak.

Bunları kısaca açıklayalım:

a-Dışındakiler:

1-Hadesten Tahâret (Temizlenme) :

Cünüp olanın gusül abdesti alması, abdesti olmayanın da abdest almasına denir.

2-Necâsetten Tahâret (Temizlenme):

Namazdan önce bedende, elbisede ve namaz kılacak yerde bulunan pisliği temizlemektir.

3-Setr-i Avret: Bakılması haram; örtülmesi farz olan uzuvlara “avret yeri” denir. Buraları örtmek gerekir. Erkeğin avret yeri; göbekten îtibaren, diz kapağı dahil, dizin altına kadar olan kısımdır.

Kadınların yüz ve ellerinden başka, sarkan saçları dahil bütün bedenleri avrettir.

Avret yerini örtecek bir şey bulamayan kimse oturarak veya ayaklarını kıbleye doğru uzatarak îmâ ile namaz kılar.

4-İstikbâl-i Kıble: Namazda kıbleye yönelmek, yani namazı Mekke’deki Kâbe-i Muazzama’ya karşı kılmak şarttır.

5-Vakit: Farz namazlar ile bunların sünnetleri, vitir namazı, teravih ve bayram namazları için vakit şartı vardır. Âyette şöyle buyurulur: “Şüphesiz namaz, mü’minler üzerine vakitleri belli olarak farz kılınmıştır.” ( 4 Nisâ 103)

Namazların vakitleri

Sabah namazının vakti, ikinci fecrin (fecr-i sadık’ın) doğmasından îtibaren, güneş doğuncaya kadar olan süredir.
Öğle vakti, güneşin gökyüzünde çıktığı en yüksek noktadan, batıya doğru meyletmesiyle başlar ve her şeyin gölgesinin bir misli uzamasına kadar devam eder (asr-ı evvel).
İkindi namazı vakti, öğle namazı vakti çıkınca başlar, güneş batınca son bulur. Ancak bu namazı, güneşin sararma ânına kadar geciktirmek mekruhtur.
Akşam namazı vakti, güneş yuvarlığının tam olarak batmasıyla başlar ve şafağın kaybolmasıyla sona erer.
Yatsı namazı ise, kırmızı şafağın kaybolma anı ile ikinci fecrin doğuşu arasında kılınmalıdır. Teravihle vitir namazlarının vakti de aynıdır ama bunlar yatsıdan sonra kılınırlar.
Mekruh Vakitler:

Şu üç vakitte farz, kaza, vacip, cenaze ya da nafile hiçbir namaz kılınamaz:

1-Güneşin doğmasından, (Türkiye şartlarında) 40-50 dk. geçene kadar. Bayram namazları da bu kerahet vaktinin çıkması ile öğle vaktinin girmesinden önceki zaman arasında kılınır.

2-Güneşin en tepe noktada bulunuşundan (zeval), öğle vakti girene kadar geçen zaman.

3-Güneşin sararması ile battığı zaman arası.

6- Niyet:

Namaz için niyet ederken;

“Niyet ettim Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) rızası için (meselâ) sabah namazının farzına” denir.

İmama uyarken de;

“Uydum hazır olan imama” denmelidir.

İmam da cemaate niyet ederken şöyle der:

“Bana tâbî olanlara imam oluyorum.”

b-İçindekiler:

1-İftitah (başlangıç) Tekbiri: Kişinin ayakta, kendisinin duyabileceği bir sesle “Allahu Ekber” diyerek namaza başlamasıdır.

Tekbir, niyetten sonra alınmalı ve imama uyan kimsenin tekbiri, imamın tekbirinin önüne geçmemelidir.

2-Kıyam (ayakta durma): Gücü yetenin farz namazlarda, vitir veya adak gibi vacip namazlarda ayakta durması bir rukündür.

Ancak bir hasta, ayakta namaza güç yetiremez ya da ayakta kaldığında hastalığının artmasından, şiddetli ağrılardan korkarsa, oturduğu yerden namaz kılar, gücü yeterse rukû ve secdeye varır. Oturmaya da gücü yetmeyen, sırt üstü yatar, başını öne eğerek yaptığı işaretlerle (îmâ) ile namazı kılar.

3-Kıraat: Namazda Kur’an’dan bir miktar okumak kıraattir ve farzdır.

Namazda kıraatin farz olan miktarı, kısa üç âyet veya o kadar uzunlukta bir âyettir. Namazda Fatiha okumak ise vaciptir. Fatihasız namaz, tahrîmen mekruh olmakla birlikte sahîhtir.

İmama uyan kimsenin Kur’an okuması gerekmez. Çünkü Kur’an okununca susmak ve dinlemek gerekir. ( 7 A’râf 204)

4-Rukû’: Kıraatten sonra “Allahu Ekber” deyip eğilerek rukûya varılır. Rukûda baş ve sırt düz tutularak, eller dizlere kadar ulaşır. Yalnız baş değil arka kısım da eğilerek, baş ve sırtın düz bir satıh meydana getirmesi sağlanmalıdır.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) Teâlâ şöyle buyurur: “Ey îman edenler! Rukû edin ve secde yapın!” ( 22 Hacc 77)

Rukûda baş, yukarıya doğru kaldırılmadığı gibi aşağı doğru da eğilmez. İkisi arasında bir vaziyette tutulur. Sırt da aynı şekilde düzgün hale getirilir.

Rukûda üç defa;

Sübhane rabbiye’l-azîm” ( Anlamı: Yüce Rabbim her türlü eksiklikten münezzehtir) denir.

Rukûdan doğrulurken;

“Semiallahü li men hamideh,” ( Anlamı: Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh), kendisine hamd edeni işitir) ardından da;

“Rabbenâ leke’l-hamd” ( Anlamı: Rabbimiz! Her türlü övgü (hamd) sanadır) denir ki, bunları söylemek sünnettir.

Rukûda farz olan, bir defa “Sübhane rabbiye’l-azîm” diyecek kadar beklemektir. Secdedeki tesbihler için de aynı şey geçerlidir.

5- Sücûd (secde): Namazda rukûdan sonra yapılan bir farîzadır.

Secde yapılırken alın, yüz, burun, eller, ayaklar ve dizler yere veya yere bitişik bir şey üzerine konulur. Yedi uzuv üzere yapılan secde tam ve mükemmel olacaktır ki, bu bizzat hadislerde yer almıştır. Bunlar, iki el, iki ayak, iki diz ve bir de yüzdür (alın kemiği). ( Buhârî, ezan 133, 134, 137)

Secdenin sünnet üzere ve doğru sırayla yapılışı şöyledir: Önce dizler, sonra eller, daha sonra yüz (alın ve burun) yere konur. Ayak parmakları dikilir ve kıbleye doğru çevrilir. Kollar, bedenden uzak tutularak açılır. Ellerin parmakları bitişik bulundurulur. Baş, iki el arasında yere konulur. Tabiî bir şekilde uzanılır. Aradaki tam bir oturuşla (celse) bu durum tekrarlanır. Her rekâtta yapılan secdelerin ikisi de farzdır.

Secdede iken okunacak tesbih, “Sübhâne Rabbiye’l-a’lâ”dır. “Yücelerin en yücesi Rabbim, bütün eksikliklerden münezzehtir” anlamındadır.

Rukûda, kavmede, secdelerde ve iki secde arasında (celsede) vücudun normal duruşuyla bir süre beklemek, ta’dîl-i erkânın çok önemli gereklerindendir. Bunlara dikkat etmeyen kimse, namazını bitirdiğinde yanıbaşında Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) Rasûlü’nün (Sallâllahü Aleyhi ve Sellem) kendisine “namazın olmadı, yeniden namaz kıl!” dediğini duyar gibi olmalıdır. ( Buhârî, ezan 95)

6- Ka’de-i Ahîra'da Teşehhüd Miktarı Oturmak: Teşehhüd, tahiyyat duasının adıdır. Teşehhüd miktarı ise “et-Tahiyyatü” şeklinde başlayan duayı selâm vermeden önce okuyacak kadar bekleme süresidir.

İki rekâtlı namazlarda ikinci, dört rekâtlılarda ise dördüncü rekâttan sonraki oturuşlar, son oturuştur. Bu oturuş, terk edildiğinde namazı yeniden kılmak gerekecektir.

Tahiyyat okurken eller, diz kapağının gerisinde dizde yayılı halde bırakılır.

*Ta’dîl-i Erkân:

Namazın rukünlerini yerli yerince yapmak anlamındadır. Rukûda yeterince beklemek, rukûdan doğrulunca bir süre dimdik durmak, iki secde arasını tam bir oturuşla ayırmak, ta’dîl-i erkân anlamına gelir ki mutlaka uyulması gereken bir kuraldır.



C-NAMAZIN VACİPLERİ



1-Namaza başlarken yalnız “Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)” ismiyle yetinmeyip tekbir anlamı taşıyan bir ifadenin ilâvesi vaciptir. “Allahu Ekber” gibi.

2-Fatiha sûresini okumak Hanefîlere göre vaciptir.

3-Farz olan kıraatin ilk iki rekâta tahsis edilmesi.

4-Fatiha’yı, zamm-ı sûreden veya âyetlerden önce okumak.

5-Fatiha’dan sonra bir sûre veya üç âyet miktarı Kur’an okumak.

6-İlk iki rekâttan her birinde Fatiha’yı bir kez okuyup tekrar etmemek.

7-Cemaatle kılınan namazlardan sabah, cuma, teravih ve vitir namazlarının her rekâtında, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtlarında açıktan (sesli/ cehrî); öğle ve ikindi namazlarının bütün rekâtlarıyla akşam namazının üçüncü ve yatsı namazının da son iki rekâtında içinden (sessiz/gizli) kıraatte bulunmak.

8-Tek başına namaz kılan kimsenin öğle, ikindi ve gündüz vakti kılacağı nafile namazlarda kıraati gizli yapması vaciptir. Sabah, akşam ve yatsıda sesli veya sessiz okumak ise serbesttir.

9-Vitir namazında kunut duası okumak ve kunut tekbiri almak.

10-Secdede alınla birlikte burnu da yere koymak.

11-Namazların her oturuşunda tahiyyat okumak.

12-Üç ve dört rekâtlı farz namazların ilk oturuşu (ka’de-i ûlâ).

13-Namaz içinde okunan secde âyetinden dolayı, tilâvet secdesi yapmak.

14-Yanılarak terkedilen vaciplerden dolayı sehiv secdesi yapmak.

15-Rukûda, secdede, kavme ve celselerde, bütün âzâların sükûnet (itmi’nân) halinde bulunup, vücudun rahat bir pozisyonda olmasını sağlamak.

16-Namazların sonunda selâm vermek.

17-İlk oturuşta, tahiyyatı okuduktan sonra hiç ara vermeden üçüncü rekâta kalkmak.

18-Bayram namazlarının üçer ilâve tekbiri.



D-NAMAZI BOZAN ŞEYLER



1-Namazda konuşmak, inlemek, âh, vs. demek, ağlamak, birisi aksırınca “yerhamükâllah” demek, namazı bozar.

Ancak Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) korkusu veya cennet-cehennemi hatırlama, okunan âyetlerin anlamlarından etkilenme gibi durumlarda ağlayıp inlemek ise bozmaz.

2-Namazda iken bilerek veya unutarak yemek-içmek. Dişler arasındaki nohuttan büyük maddeyi yutmakla da namaz bozulur

3-Peşpeşe çok iş görmek (amel-i kesîr): Dışarıdan bakanı “şu adam kesinlikle namazda değil” diyebilecek duruma götüren işe çok amel (amel-i kesîr) denir

4-Özür yokken kıbleye sırtını çevirmek.

5-Avret yerinin dörtte birinin açılması.

6-Namaz kılmakta olan kimsenin abdestinin bozulması.

7-Kahkaha ile gülmek.

8-Bayılmak ve çıldırmak.

9-Namazın içindeki farzlarından birini veya özürsüz olarak bir şartını terketmek.

Meselâ bir rekâtın secdesini terketmek veya avret yerini örtecek bir elbise bulmama durumu gibi.

10-Namaz içinde niyet değiştirmek: Kılmakta olduğu namazdan bir başkasına geçmeye niyet edip tekbir almakla, kılınmakta olan önceki namaz, bâtıl olur.

11-Bir ruknü imamdan önce yapmak.

12-Arada perde, boşluk olmaksızın erkeğin kadınla aynı hizada namaz kılması, şayet cemaatle aynı namazı kılıyorlarsa erkeğin namazının bozulmasına yol açar. Kadının erkeğe hısım ya da yabancı olması hükmü değiştirmez.

13-Teyemmümle namaz kılan kişinin suyu görmesi veya ona kavuşması.

14-Namaz tamamlanmadan, bilerek selâm vermek.

15-Okunan Kur’an âyetlerinin bir kelimesi kasten değiştirilir ve bununla anlam bozulursa, bu okuyuşla namazın bozulacağında görüş birliği vardır. Kur’an okumadaki bir hataya, okuyanın dilinin sürçmesine “Zelletü’l-kârî” denir. Anlamı değiştirecek tarzda bir yanlış okuma ile namaz da bozulmuş olur.


E-NAMAZ ÇEŞİTLERİ, BUNLARIN REKÂTLARI VE KILINIŞLARI


1-Farz namazlar: Beş vakit namaz, farz-ı ayndır. Cuma namazı da bu niteliktedir. Cenaze namazı ise farz-ı kifâyedir.

2-Vacip Namazlar: Vitir ve bayram namazları.

3-Sünnet ve müstehap namazlar: Farz namazlardan önce ve sonra kılınanlar, teravih namazı. Ayrıca nafile olan teheccüd ve kuşluk namazı gibi namazlar da vardır.



A-BEŞ VAKİT NAMAZ VE KILINIŞI:


1-Sabah Namazı:

4 rekâttır. İki rekâtı sünnet, ikisi farzdır. Sünneti ile farzı aynı şekilde kılınır. Şöyle ki:

Niyet ve eûzü besmeleden sonra, baş parmaklar kulak yumuşağı hizasına, elin iç kısımları da kıbleye dönük olacak şekilde eller kaldırılır ve Allahu Ekber denilerek, tekbir alınır. Kadınlar, ellerini omuz hizasına kaldırırlar.

Tekbirden sonra sağ el, sol el üstünde olacak şekilde eller göbek altında bağlanır. Sağ elin baş parmağı ile serçe parmağı, sol bileği kavrar ve diğer üç parmak, sol kol üzerinde bulundurulur. Kadınlar, ellerini göğüsleri üzerine koyarlar. Bundan sonra sırasıyla şunlar okunur:

1.rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele +

Fatiha sûresi + Bir sûre veya üç âyet

(Meselâ Kevser sûresi).



Sûre ya da âyetler bitince “Allahu Ekber” denilerek rukûya varılır. Üç defa “Sübhane rabbiye’l-azîm” denir. ( Bu tesbihler, beşe, yediye kadar artırılabilir) Doğrulurken de “Semia’llahu li men hamideh” denir ve “Rabbenâ leke’l-hamd” eklenir. Ayakta bir süre dimdik bekledikten (kavmeden) sonra tekbir alınır, secdeye varılır. Üç defa “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ” denir. Hanımlar secdede erkeklerden farklı olarak karınlarını uyluklarına yapıştırırlar. Kollarını vücutlarından uzaklaştır-mazlar.

Sonra yine tekbirle birlikte birinci secdeden kalkılır, eller dizler üzerinde bir süre oturulur (celse). Ardından tekbir getirilerek aynı şekilde ikinci secde yapılır ve ayağa (kıyama) kalkılarak eller bağlanır. Artık ikinci rekât başlamıştır: Burada da:

2. rekât: Besmele + Fatiha+ Bir sûre (Meselâ İhlâs sûresi)


okunur. Birinci rekâttaki gibi bir rukû, iki de secde yapılır ve sol ayak yatırılarak üzerine oturulur. Sağ ayak parmakları da kıbleye dönük olarak dikilir. Hanımlar, her iki ayağı sağ yandan dışarı çıkararak yere otururlar. Otururken; bu, iki rekâtlı bir namazın son oturuşu olduğu için,

Tahiyyat + Salli + Barik + Rabbenâ duaları


okunur ve baş, önce sağa, sonra sola çevrilerek her ikisinde de; “es-Selâmü aleyküm ve Rahmetu’llah” denir. ( Anlamı: (Ey melekler!) Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’ın selâmı ve merhameti, üzerinize olsun! ) Böylece iki rekâtlık bir namaz tamamlanmış olur.

Namazları selâm vererek bitirdikten sonra üç defa “Estağfirullah” şeklinde istiğfar edilir ve “Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme Ente’s-selâm ve minke’s-selâm. Tebârakte Yâ Ze’l-Celâli ve’l-İkram” duası okunur.(“Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme Ente’s-Selâmü ve minke’s-Selâm, Tebârakte Yâ Ze’l-celâli ve’l-ikrâm” der.) manasi: Ey Allahim! Sen, Selâm isminin sahibisin. Selâmet (esenlik / güvence) de Sen’dendir. Ey celâl (yücelik) ve kerem (cömertlik) sahibi Rabbim! Sen ne kadar mübâreksin)
Ayrıca farza başlamadan önce de kamet getirilir. Kamet erkekler için vardır.

2-Öğle Namazı:

Dört rekâtı ilk sünnet, dört rekâtı farz, ikisi de son sünnet olmak üzere 10 rekâttır. Bu sünnetler, sünnet-i müekkededir.

* Öğle Namazının Dört Rekâtlık İlk Sünneti:

İlk iki rekât, sabah namazında olduğu gibi kılınır. İkinci rekâtın sonundaki oturuş, ilk oturuş olduğundan burada sadece tahiyyat okunur ve ayağa kalkılır. Üçüncü ve dördüncü rekâtlarda Besmele, Fatiha ve sûre okunur. Aynı şekilde her rekâtın rukûsu ve secdeleri yapılır. Dördüncü rekâttan sonrası son oturuş olduğundan, burada tahiyyat, salevâtlar, (salli-bârik) ve Rabbenâ duaları okunarak selâm verilir. Yani;

1. rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele + Fatiha + Sûre

2. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre.

İlk oturuş: Tahiyyat

3. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre

4. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre

Son oturuş: Tahiyyat + Salevâtlar + Rabbenâ ve Selâm.


* Öğle Namazının Farzı:

İlk sünnet gibidir. Yalnızca öğle namazı ile diğer bütün dört rekâtlı farz namazlarda üç ve dördüncü rekâtlarda sadece besmele ve Fatiha okunur. Zamm-ı sûre (bir sûre ilâvesi) yoktur. Yani;

1. rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele+

Fatiha+ Sûre.

2. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre.

İlk oturuş: Tahiyyat

3. rekât: Besmele + Fatiha

4. rekât: Besmele + Fatiha

Son oturuş: Tahiyyat + Salevâtlar +Rabbenâ


Öğle namazının iki rekâtlık son sünneti de aynen sabah namazındaki gibi kılınır. Ancak bu sünneti ikindi namazının sünneti gibi dört rekât olarak kılmak müstehaptır.

3-İkindi Namazı:

Dört rekâtı sünnet-i gayr-ı müekkede, dört rekâtı ise farzdır. Toplam 8 rekâttır. Farz, aynen öğle namazının farzı gibidir. Sünneti biraz farklıdır. Şöyle ki:

İlk oturuşta, tahiyyattan sonra salli ve bârik duaları eklenir. Üçüncü rekâta kalkışta da yeni namaza başlanır gibi Sübhâneke ve dolayısıyla Eûzü Besmele vardır. Bunun sebebi bu gibi sünnet (nafile) namazların aslen ikişer rekât olduğunun kabul edilişidir.

Öğle namazının ilk sünneti ise farklı olarak dört rekâtlı bir nafiledir. Buna göre ikindi namazının sünneti şöyledir:

1. rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele + Fatiha+ Sûre.

2. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre.

İlk oturuş: Tahiyyat + Salli + Bârik

3. rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele + Fatiha + Sûre.

4. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre

Son oturuş: Tahiyyat + Salevâtlar + Rabbenâ.


Kural 1: Sübhaneke’nin okunduğu her yerde Besmele, Eûzü (istiâze) kısmıyla birlikte okunur.

Kural 2: Sübhaneke sadece ilk ve tek sayılı rekâtlarda okunur.

4-Akşam Namazı:

Üç rekâtı farz, ikisi sünnet olmak üzere 5 rekâttır. Akşam namazı, diğer namazlardan, ezandan sonra kamet getirilerek farzının sünnetinden önce kılınması ve bir de farzının üç rekâttan oluşması yönleriyle ayrılır.

* Farzının Kılınışı:

1. rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele +

Fatiha + Sûre.

2. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre.

İlk oturuş: Tahiyyat

3. rekât: Besmele + Fatiha

Son oturuş:Tahiyyat + Salevâtlar+Rabbenâ


Akşam namazının sünneti de diğer iki rekâtlı sünnetler gibi kılınır. Bu sünneti altı rekât olarak kılmak müstehaptır ve “evvâbîn” namazı adını taşır.

5-Yatsı Namazı:

Dört rekâtı sünnet-i gayr-ı müekkede, dördü farz, ikisi son sünnet olmak üzere 10 rekâttır. Yatsı namazından sonra kılınan 3 rekâtlı vitir namazı ile birlikte düşünülürse toplam rekât sayısı 13 olur.

Yatsının ilk sünnetinin kılınışı, ikindi namazının sünneti ile; farzının kılınışı da öğle ve ikindi namazlarının farzları ile tamamen aynıdır. Yatsının son sünneti ise diğer iki rekâtlı namazlar gibidir.

B-VİTİR NAMAZI:

Yatsı namazı bahsinde geçtiği gibi vitir namazı 3 rekâttan ibarettir.

Kılınışı: Niyet edip tekbir alındıktan sonra;
1. rekât: Sübhaneke + Eûzü Besmele + Fatiha + Sûre.

2. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre.

İlk oturuş: Tahiyyat.

3. rekât: Besmele + Fatiha + Sûre + Tekbir+ Kunut duaları

Son oturuş: Tahiyyat + Salevâtlar + Rabbenâ.


Vitir namazının 3. Rekâtına Dair Açıklama:

Besmele, Fâtiha ve ilâve bir sûre okunduktan sonra daha ayakta iken eller kaldırılıp tekbir alınır. Eller yeniden bağlanarak ayakta Kunut duaları okunur. Rukû ve secdeden sonra normal şekilde son oturuş yapılarak namaz sona erdirilir.

Vitir, ittifakla kılınması istenen bir namazdır. Bir hadiste “Şüphesiz Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) tektir, teki sever. Bu bakımdan vitir namazı kılınız ey Kur’an ehli!” ( Tirmizî, vitr 2) buyurulmuştur.

Vitir namazı, bayram namazları gibi vaciptir. Yalnız Ramazan’da cemaatle kılınır. Vitirden başka namazlarda kunut duası okunmaz.

C-CUMA NAMAZI:

Cuma namazının farz oluşunu bildiren âyet, Medîne’de inmiştir ve Hz. Hz.Peygamber(S.A.V.)’in (Sallâllahü Aleyhi ve Sellem) kıldırdığı ilk Cuma namazı ise hicret sırasında Ranûna vadisinde kılınmıştır.

Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) şöyle buyuruyor: “Ey inananlar! Cuma günü namaza çağrıldığında Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın! Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.” ( 62 Cumu’a 9)

Cuma Namazının Kılınışı ve Rekâtları:

Ezandan sonra önce cumanın ilk sünneti niyetiyle, öğle namazının ilk sünnetindeki gibi dört rekât namaz kılınır. Bu namazın hükmü sünnet-i müekkededir. Daha sonra hatip, hutbe için yüksek bir yere (minbere) çıkar ve oturur. Müezzinin iç ezanından sonra, hatip aralarını biraz oturarak ayırdığı iki hutbe okur. Bu sırada cemaat, sükûnet içinde konuşmayı dinler. Ardından müezzinin kameti ile, Cumanın iki rekâtlık farzı, imamın açıktan okumasıyla kılınır.

Cemaat, namazda sadece Sübhaneke’yi okur ve daha sonra imamı dinleyerek, namazı eda etmiş olur. Farzdan sonra aynen ilk sünnetteki gibi cumanın dört rekâtlık son sünneti kılınır.

Zuhr-i âhir: Cuma namazının son sünnetinden sonraki dört rekâtlık namaz, zuhr-i âhir adıyla bilinir ve son öğle namazı demektir.

Son olarak kılınan sünnet ise “vaktin sünneti” olarak bilinen iki rekâtlık bir namazdır.

D-BAYRAM NAMAZLARI:

Bayram namazı, biri Ramazan, diğeri Kurban bayramında olmak üzere yılda iki defa kılınan iki rekâtlık bir namazdır. Cuma namazının farzıyet şartlarını taşıyan kimselere bayram namazı kılmak da vaciptir.

* Kılınışı:

Niyet ve tekbirden sonra imam ve cemaat, gizlice Sübhaneke’yi okurlar. Sonra imam açıktan, cemaat ise içinden olarak üç kez tekbir alırlar. Her tekbirde eller kaldırılıp ilk ikisinde yana salınır ve tekbirler arasında üç tesbih miktarı durulur. Üçüncü tekbirle eller bağlanır. İmam, içinden okuduğu eûzü besmele sonrası, açıktan Fatiha okur ve bir sûre ekler. Rukû ve secdelerden sonra ikinci rekâta kalkılır.

Besmelenin ardından yine imam, Fatiha ile sûreyi okur. Rukûya gitmeden, yine üç kez ellerkaldırılıp bırakılarak tekbir alınır. Bundan sonra eller kaldırılmadan bir tekbir daha alınarak rukûya gidilir ve namaz tamamlanır.

Cemaatle Namaz Kılmak

Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi beş ya da yirmi yedi derece daha fazîletlidir. ( Buhârî, ezan 30; Müslim, mesâcid 345)

Peygamberimiz (Sallâllahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “İnsanlar, ezan ile ilk safta namaz kılmanın sevabını bilseler, sonra bunlar için kura çekmekten başka çare bulamasalar, kura çekerlerdi. Namazı ilk vaktinde kılmanın sevabını bilselerdi, bunun için yarışırlardı. Yatsı ile sabah namazlarının fazîletini bilselerdi, emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirlerdi.” ( Buhârî, ezan 9, 32)

Namazdan Sonra Yapılan Dualar ve Tesbîhat:

Cemaatle namaz kılınırken farzdan önce müezzin kamet getirir. İmam selâm verince;

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme Ente’s-Selâmü ve minke’s-Selâm, Tebârakte Yâ Ze’l-celâli ve’l-ikrâm” der. ( Anlamı: Ey Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Sen, Selâm isminin sahibisin. Selâmet (esenlik / güvence) de Sen’dendir. Ey celâl (yücelik) ve kerem (cömertlik) sahibi Rabbim! Sen ne kadar mübâreksin)

Kılınacak sünnet namaz varsa, o kılındıktan sonra Peygamberimiz’e (Sallâllahü Aleyhi ve Sellem) salevât getirilir.(ALLAHUMME SALLi ALA SEYYiDiNA MUHAMMEDiN VE ALA SEYYiDiNA Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.))Bundan sonra;

“Sübhânallahi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illâllahü vallahu Ekber, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm” Manasi:Allahim tesbihimle tenzih ediyorum... Hamd (mutlak degerlendirme), Allaha aittir... ve tanri yoktur; ancak Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)... ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) Ekber’dir (nisbeten olan büyüklüklerden beridir)... Havl ve kuvvet ancak Aliy ve Aziym olan (bi-) Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) iledir.denilerek, Âyete’l-kürsî okunur:

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.
Manasi:
Bakara süresi:255.Ayet
Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. Onu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey onundur. İzni olmaksızın onun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar onun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. Onun kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek ona güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Daha sonra tesbîhata geçilir.

Otuz üç kez “Sübhanallah,” Otuz üç kez “Elhamdülillâh” ve Otuz üç kez “Allahu Ekber” şeklinde tesbihler çekilir. Son olarak ise;

“Lâ ilâhe illâllahu vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr.Manasi:“Tanri yoktur Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) TEK’tir ortagi yoktur, mülk ve hamd O’na aittir, ebeden hayr O’nun kudretindedir ve her seye gücü yeter.”Ondan sonra” “Sübhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-Vehhâb” denilerek duaya başlanır. Bunlar, namazın müstehaplarındandır. Tek başına kılan da bunları okur.

Her namazın ardından otuz üçer kez Sübhanallah, el-hamdülillâh ve Allahu Ekber deyip, sayıyı yüze tamamlamak üzere “Lâ ilâhe illâllahu vahdehû…” ifadesini ekleyen kimsenin, deniz köpüğü kadar günahları dahi olsa bağışlanacağı müjdelenmiştir. ( Müslim, mesâcid 142-146)

G-SEHİV VE TİLÂVET SECDELERİ

a-Sehiv Secdesi

Sehiv secdesi;

1-Farzın gecikmesi halinde,

2-Vacibin yapılmaması durumunda,

3-Vaciplerden birinin gecikmesi halinde yapılır.

Yapılışı şöyledir:

Son oturuşta sadece tahiyyat okunur ve yalnız sağa yahut her iki yöne selâm verilir. “Allahu Ekber” denilerek peşpeşe normal iki secde yapılır. Bunlarda yine “Sübhane Rabbiye’l-a’lâ” denir ve tekbir alınarak oturulur. Tahiyyat, salevâtlar ve Rabbenâ duaları okunarak selâm verilir.

b-Tilâvet Secdesi:

Kur’an-ı Kerîm’in sûrelerinde on dört secde âyeti vardır ki bunlardan birini okuyan veya işiten her mükellef için bir secde yapmak vaciptir. Secde âyetinin tercümesini okuyan veya dinleyen kişi de secde etmelidir. Yapılışı şöyledir: Tilâvet secdesine niyet edilir ama eller kaldırılmaksızın “Allahu Ekber” denilerek secdeye varılır, secdede üç kez “Sübhane Rabbiye’l-a’lâ” denir. Yine tekbirle secdeden kalkılır. Secdeden kalkınca;

“Ğufrâneke Rabbenâ ve ileyke’l-masîr” (Ey Rabbimiz! Sen’in bağışlamanı bekliyoruz. Dönüşümüz Sanadır) denilmesi müstehaptır.

SEFERÎ (YOLCU) NAMAZI

Yolcu olma mesafesi yaklaşık 90 km.’dir Hesaplamaya son yerleşim yerinden çıkış noktasıyla başlanır.

Seferî kimse, gittiği yerde on beş gün veya daha fazla kalmaya niyet edince artık mukîm (yerleşik) olur ve namazlarını tam kılar. On beş günden az kalmaya niyet ederse, seferîliği devam eder.

Namazlarda mukîm olan yolcuya; yolcu da mukîme uyabilir ve cemaatle namaz kılarlar. Yolcunun imamlığında o selâm verince mukîm ayağa kalkar ve namazını tamamlar. Yolcu, mukîme uyduğunda ise, namazı onun gibi tam olarak kılar.

CENAZE NAMAZI

Cenaze namazının şartı niyettir. Bu niyette, ölünün erkek veya kadın, kız veya erkek çocuğu olduğu belirtilir. İmam, “Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) rızası için hazır olan cenazenin namazını kılmaya ve cenaze için duaya” diye niyet ederek namaza başlar. Cemaatten her biri de aynı şekilde niyet eder. Ayrıca imama uymaya da niyet ederler.

* Cenaze Namazının Sünnetleri ve Kılınışı:

1-İmam, cenazenin göğsü hizasına durur.

2-İlk tekbirden sonra Sübhaneke duası “ve celle senâük” kısmı ile birlikte okunur.

3-İkinci tekbirden sonra Peygamberimiz’e (Sallâllahü Aleyhi ve Sellem) salât ve selâm getirmek üzere Salli ve Bârik duaları okunur.

4-Üçüncü tekbirden sonra dua etmek de sünnettir. Rasûlullah’tan (Sallâllahü Aleyhi ve Sellem) nakledilen duaları yapmak daha iyidir: ( Nesâî, cenâiz 77) Bilmeyen Rabbenâ duâsını okuyabilir.

5-Bu duaların ardından imam, dördüncü tekbiri alır ve önce sağa, sonra sola seslice selâm verir.

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>


En son Sinay_57 tarafından 15,11,2009,01:06:43 tarihinde değiştirildi, toplam 2 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 30,07,2007,12:26:15    Mesaj konusu: Ezan Duası Alıntıyla Cevap Gönder

"Allahumme Rebbe hazihi'd-da'veti't-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîate. vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tühlifü'l-mîâd
Meali:
Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır.

Aciklama ve kaynak:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim ezanı işittiği zaman: Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur."

13 ve 14 Numaralı Hadis
13. Câbir radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim ezanı işittiği zaman: Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın rabbi Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'e vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin makâm-ı mahmûda ulaştır, diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefâatim vâcip olur."

Buhârî, Ezân 8, Tefsîru sûre(17), 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 37; Tirmizî, Mevâkît 43; Nesâî, Ezân 38; İbni Mâce, Ezân 4

Bir sonraki hadis ile birlikte açıklanacaktır.

14. Sa'd İbni Ebî Vakkas radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim müezzini işittiği zaman: Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'tan başka ilâh olmadığına, Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'in O'nun kulu ve resûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'tan, resûl olarak Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'den, din olarak İslam'dan razı oldum, derse, o kimsenin günahları bağışlanır."

Müslim, Salât 13. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 42; Nesâî, Ezân 38; İbni Mâce, Ezân 4

Açıklamalar

Her iki hadiste geçen "ezanı işittiği zaman" sözüyle anlatılmak istenen, ezanın tamamını işittikten sonra demektir. Çünkü ezanı işiten kimsenin müezzinin söylediklerini aynen tekrar etmesi gerektiğini ve bunun Resûl-i Ekrem tarafından emredildiğini önceki hadiste açıklamıştık. Ezan bittikten sonra ise, Hz.Peygamber(S.A.V.) Efendimiz'e salâtü selâm getirilir; sonra da ezan duası okunur. Yaygın olarak bilinen ve okunan ilk hadiste geçen dua ise de, bundan başkasının da okunabileceğine bu ikinci hadis delil teşkil eder. Hatta bunlar dışında me'sûr olan yani Hz.Peygamber(S.A.V.) Efendimiz'den rivayet edilen ve hadis kitaplarında yer alan dualardan herhangi biri de yapılabilir.

Beyhakî'nin rivayetinde ilk duanın sonunda bir de: "İnneke lâ tühlifü'l-mîâd = Şüphesiz ki sen vaadinden caymazsın" ilâvesi vardır ki, biz de dualarımıza bunu ilâve ederiz. Yaygın olan bu duanın çok kısa tahlilini yapacak olursak: Buradaki "davet" ezanın lâfızlarıdır. Daha önce izah edildiği gibi, bu tevhîde davettir. "Tam" olmasının anlamı ezanda kelime-i tevhîd ve kelime-i şehâdetin bulunmasıdır. Tam ve kâmil olmanın bir yönü de değişikliğe ve bozulmaya uğramadan kıyamete kadar hem lâfzının hem muhtevasının korunacak olması ve itikad esaslarının hiçbir zaman değişmeyeceğidir. "Vesîle"nin buradaki anlamı önceki hadiste de işaret edildiği gibi cennetteki çok yüce bir makamdır. "Fazilet" de üstün bir makamın adı olup, diğer mahlûkattan yüce bir mertebedir. "Makâm-ı mahmûd", her lisanın övgü ve yüceltmesine lâyık makam demektir. O makamda olanı ilk yaratılan insandan son yaratılacak olana kadar herkes över ve yüceltir. Makâm-ı mahmûd, şefaat makamıdır ki, Resûlullah Efendimiz'e ihsân olunmuştur. Kur'an'ın: "Rabbin seni makâm-ı mahmûda ulaştırır" dediği makamdır [İsrâ sûresi (17), 79]. İbni Abbâs'ın açıklamasına göre: "Öyle bir makam ki, orada öncekiler ve sonrakiler sana hamd ve senâ eder ve mertebece bütün yaratılmışların önünde olursun. Şefaat edersin de şefaatin makbul olur. Senin sancağın altında olmadık kimse bulunmayacaktır" diye tarif edilir (Alî el-Kârî, el-Mirkât, II, 353). Peygamberimiz çeşitli hadislerinde bu makamdan bahsetmiş ve onun vasıflarını anlatmıştır.

Önce de ifade ettiğimiz gibi, ezan İslam'ın temel prensiplerini kendinde toplayan bir dînî tebliğ, bir davettir. Bunu duyup dinleyen ve kalben inanarak tekrar eden bir mü'min, istikamet üzere olduğu, sahih bir iman ve sâlih bir amele sahip bulunduğu için Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a her ezandan sonra dua eder. Bu duanın mahiyet ve muhtevasını da böylece özet olarak bile olsa görüp anlayan bir müslüman artık bu fazileti işlemekten kendini müstağni göremez. Bütün bunları pekiştirmek üzere, ezandan ayrı olarak her farz namazdan önce bir de kamet getirilir.


Hadislerden Öğrendiklerimiz

1. Ezanı, müezzinin söylediklerini tekrar ederek sonuna kadar dinlemek, bitince de dua etmek faziletli sünnetlerdendir.
2. Ezan vakitleri duaların reddedilmediği vakitler olup, her ezandan sonra dua etmek bu sebeple faziletli kabul edilmiştir.
3. Ezandan sonra duaya devam etmek hayırlara ulaşmanın sebebi olduğu gibi, kıyamet gününde Peygamberimizin şefaatine nâil olabilmenin de vesilesidir.
4. Ezan bittikten sonra Hz.Peygamber(S.A.V.) Efendimiz'in öğrettiği dualardan biri ezan duası olarak okunmalıdır.
5. Vesîle, fazîlet ve makâm-ı mahmûd kıyamet gününde sadece Hz.Peygamber(S.A.V.) Efendimiz'e has üstün mertebe ve makamlardır.

Namaz Duaları ve Mealleri

Sübhaneke



Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük (ve celle senâük*) ve lâ ilâhe ğayrük)
* Ve celle senâük yalnızca cenaze namazlarında kullanılır.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur.
Ettehiyyâtü


Ettehiyyâtü lillâhi vessalevâtü vettayibât. Esselâmü aleyke eyyühen-Nebiyyü ve rahmetüllahi ve berakâtühüh. Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis-Sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasülüh.
Dil ile, beden ve mal ile yapılan bütün ibadetler Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a dır. Ey Hz.Peygamber(S.A.V.)! Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın selamı, rahmet ve bereketleri senin üzerine olsun. Selam bizim üzerimize ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın bütün iyi kulları üzerine olsun. Şahitlik ederim ki, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'tan başka ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki, Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.), O'nun kulu ve Peygamberidir.
Allâhümme Salli


Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.). Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.
Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım! Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'e ve Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Allâhümme Barik


Allâhümme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.). Kemâ barekte alâ İbrahîme ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.
Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım! Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'e ve Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
Rabbenâ âtina



Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.
Rabbenâğfirlî



Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb.
Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla.
Kunut Duaları


Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdik. Ve nü'minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsni aleykel-hayra küllehü neşkürüke ve lâ nekfürüke ve nahleu ve netrükü men yefcürük.
Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Allâhümme iyyâke na'büdü ve leke nüsalli ve nescüdü ve ileyke nes'a ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.
Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.

Namaz Sureleri ve mealleri

Fatiha Sûresi



Okunuşu: Elhamdü lillâhi rabbil'alemin. Errahmânir'rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în, İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.

Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü'nün sahibi olan Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a mahsustur. (Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.

Fil Sûresi


Okunuşu: Elem tera keyfe fe'ale rabbüke biashâbilfîl. Elem yec'al keydehüm fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece'alehüm ke'asfin me'kûl.
Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)! Kâbe'yi yıkmaya gelen) Fil sahiblerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.
Kurayş Sûresi


Okunuşu: Li'î lâfi Kurayş'in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya'büdû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et'amehüm min cû'in ve âmenehüm min havf.
Anlamı: Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Kâbe'nin Rabbine kulluk etsinler.
Mâun Sûresi


Okunuşu: Era'eytellezî yükezzibü biddîn. Fezâlikellezî, yedu'ulyetîm. Ve lâ yehüddü alâ ta'âmilmiskîn. Feveylün lilmüsallîn. Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. Ellezîne hüm yürâûne. Ve yemne'ûnelmâ'ûn.
Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler.

Kevser Sûresi



Okunuşu: İnnâ a'taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke hüvel'ebter.

Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.

Kâfirûn Sûresi



Okunuşu: Kul yâ eyyühel kâfirûn. Lâ a'büdü mâ ta'büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Leküm dînüküm veliye dîn.
Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.
Nasr Sûresi


Okunuşu: İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ.
Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir.
Tebbet Sûresi


Okunuşu: Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetühû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablün min mesed.
Anlamı: Ebû Leheb'in elleri kurusun; kurudu da! Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi. Alevli ateşe yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
İhlas Sûresi


Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) De ki: O Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) bir tektir. Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk değildir.
Felak Sûresi


Okunuşu: Kul e'ûzü birabbilfelak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğasikın izâ vekab. Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Anlamı : (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) De ki: Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedçinin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.
Nâs Sûresi


Okunuşu: Kul e'ûzü birabbinnâsi. Melikinnâsi. İlâhinnâs. Min şerrilvesvâsilhannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi. Minelcinneti vennâs.
Anlamı: (Ey Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)!) De ki: İnsanlardan ve cinlerden ve insanların gönüllerine vesvese veren o sinsi vesvesecinin şerrinden, insanların Tanrısı, insanların hükümranı ve insanların Rabbi olan Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a sığınırım.

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>


En son Sinay_57 tarafından 15,11,2009,01:09:46 tarihinde değiştirildi, toplam 3 kere değiştirildi
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Sinay_57
Site Sahibi
<font color=blue><b>Site Sahibi


Kayıt: 24 Tem 2007
Mesajlar: 3744
Konum: Alm-Kassel Eğer aşık isen yare,Sakın aldanma ağyare,Düş ibrahim gibi nare,Bu gülşende yanan olmaz.

MesajTarih: 12,09,2008,22:58:06    Mesaj konusu: Namazda okunan dua ve tesbihlerin anlamları ve Sevapları Alıntıyla Cevap Gönder

<center>Namazda okunan dua ve tesbihlerin anlamları ve bunlara verilen sevaplar hakkında bilgiler</center>

Namazda okunan tesbihler

Sübhanalah : Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) noksanlardan uzaktır, kemal sıfatlarla muttasıf (sıfatlanmış) tır.

Elhamdülillah : Hamd Allahadır

Allahuekber : Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) en büyüktür.

Semi'allahu limen hamideh : Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) kendine hamd edeni işitir

Rabbena lekelhamd : Rabbimiz, hamd sanadır.

Sübhanerabbiyelazim : Büyük olan rabbim her türlü kusurdan uzaktır.

Sübhanerabbbiyel a'la : Yüce olan rabbim her türlü kusurdan uzaktır.



Namazda okunan dualar

Sübhaneke

Sübhaanekellahümme Ve bihamdik Ve tebâara kesmük Ve teaalâaa ceddük (Ve celle senâaük * ) Ve lâailahe gayrük)

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım seni tenzih ve hamdinle tesbihederim. Senin şanın yücedir, ve senden gayri hjiçbir ilâh yoktur.

Namazlarda ayakta iken okunur.

Okunduğu yerler:Her namazın ilk rek’atinde, iftitâh tekbîrinden sonra. İkindi namazının sünnetinde, üçüncü rek’ate kalkınca Fâtiha'dan önce. Yatsı namazının ilk sünnetinde, üçüncü rek’ate kalkınca, Fâtiha'dan önce. Terâvih namazı dört rek’atte bir selâm verilerek kılınıyorsa, üçüncü rek’ate kalkıldığı zaman, Fâtiha'dan önce. Cenâze namazında, birinci tekbîrden sonra.

* Ve celle senâaük yalnızca cenaze namazlarında kullanılır.

Ettehiyyatü

Ettehıyyâatü lillahi vessalevâatü vettayibâatü esselâmüaleyke eyyühennebiyyü ve rahmetüllâhi ve berakâatühüü esselâamü aleynâa ve alâa ıbâadillâhis salihıyn Eşhedü ellâa ilâahe illallâah ve eşhedü enne Muhammeden abdühüü ve rasüülüh.

Her türlü kavli, bedeni ve mali ibadetler Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a mahsustur. Ey şânı yüce Hz.Peygamber(S.A.V.), selam ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın rahmetiyle bereketleri senin üzerine olsun ve selam bizlere ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın sâlih kulları üzerine olsun. Ben şehadet ederim ve yakinen bilirim ki, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Ve şehadet ederim ki Hazret-i Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.) Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kulu ve Resûlüdür.
Okunduğu yerler: Namazların her oturuşunda okunur.

Allahumme Salli

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme salli alâa Muhammediv ve alâa âali Muhammedin kemâa salleyte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım Hz.Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.) ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline rahmet ettiğin gibi rahmet eyle


Allahumme Barik

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme barik alâa Muhammedi ve alâa âali Muhammedin kemâa barekte alâa ibraahiyme ve alâa âali ibrahiyme inneke hamiydüm meciyd

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ım Hz.Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.) ve âline, Hz.İbrahim'e ve âline mübarek kıldığın gibi mübarek kıl.

Okundukları yerler: Bütün namazların son oturuşlarında Ettehıyyâtü'den sonra. İkindi namazının sünneti ile yatsının ilk sünnetinin birinci oturuşunda Ettehıyyâtü'den sonra. Cenâze namazında ikinci tekbîrden sonra.

Rabbenâa Âatina

Rabbenâa âatina fiddünyâa hasenetev ve fil âahirati hasenetev ve kınâa azâabennâar

Ey Rabbimiz, bize dünyada ve ahirette iyi hal ver ve bizi o ateş azabından koru.

Rabbenâağfirlii

Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü'miniyne yevme yekuumül hisâab

Ey Rabbimiz, hesab günü geldiği zaman bizi mağfiret et. Anne ve babamı ve müninleri de mağfiret et.

Okundukları yerler: Namazlardaki oturuşlarda Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme salli ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme Bârik'ten sonra,

Kunut Duaları

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme innâ nesteînüke ve nestagfirüke ve nestehdîke ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsnî aleykel-hayra küllehü neşkürukeve lâ nekfüruke ve nahleu ve netrukü men yefcüruk.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkâr etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkâr eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ümme iyyâke na’büdü ve leke nüsallî ve nescüdü ve ileyke nes’â ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kâfirlere ve inançsızlara ulaşır.


Okundukları yerler: Vitir namazının üçüncü rek’atinde Fâtiha ve sûre okunduktan sonra eller yukarı kaldırılıp tekbîr alınır ve eller tekrar bağlanınca Kunut dûaları okunur.

Ayetel Kürsi

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fis-semâvâti vemâ fil erd. Menzellezî yeşfeu indehû illâ biiznihi. ya’lemü mâ beyne eydîhim vemâ halfehüm velâ yühîtûne bişey’in min ilmihî illâ bimâ şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel erd. Velâ yeûdühü hıfzuhumâ ve hüvel aliyyül azîm.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh), O'ndan başka tanrı yoktur; O, hayydir, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelirne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizlikalmaz.) O'nun bildirdiklerinin dışında insanlar O'nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Okunduğu yerler: Namaz içinde sure şelinde okunduğu gibi, namazda tesbihden önce de okunur.


<center>Namazda okunanlara verilen sevaplar:</center>

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın emirlerine ve rızasına uygun olma koşulu ile ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) rızası için yapılan her ibâdetin bir sevabı vardır.

Ancak sevapların başında Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kesin emirleri olan farzlar gelir. Farzların başında da beş vakit namaz gelir.

Her gün beş defa tekrarlanan ve sürekli bir ibâdet olan namaz, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı hatırlatır ve kişiyi Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın huzuruna taşır.

Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) buyuruyor; "Ancak Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) benim. Benden başka ilâh yoktur. Yalnız bana ibâdet et ve beni hatırlaman için namaz kıl!" Tâ hâ-14

Dînin direği olan namaz, insanlara, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı hatırlatır. Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın emirlerini, yasaklarını hatırlatır ve insanları haramlardan korur.

Beş vakit namazı, vaktinde, düzenli bir şekilde, dosdoğru ve güzelce kılanların, günlük yaşamlarının büyük bir çoğunluğu ibâdetle geçer.

Sevgili Peygamberimiz; "Ameller (işler) niyetlere bağlıdır ve her kişi için, niyetinin karşılığı vardır." buyurmuştur. Sabah namazına kalkma niyeti ile yatan ve çalar saati ayarlama gibi gerekli önlemleri alanların, namazla ilgili sevapları başlamıştır.

Tatlı uykularından ve sıcak yataklarından Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) rızası için ve namaz kılma niyeti ile kalkanlar, tuvalet dahil namazın ön hazırlıklarına başlarken attıkları adımlarının ve hareketlerinin ayrı ayrı sevapları yazılır.

Abdest almaya başladıkları an, yıkadıkları organlarından damlayan su damlacıkları ile birlikte, küçük günahları dökülmeye başlar.

Sevgili Peygamberimiz buyuruyor; "Bir müslüman kul (kişi), abdest almaya başlayınca, ağzını yıkarken, ağzındaki günahları, burnunu yıkarken, burnundaki günahları, yüzünü yıkarken, göz kapaklarının altına kadar yüzündeki günahları, kollarını yıkarken, tırnak altlarına kadar kollarındaki günahları, başını mesh ederken, kulak altlarına kadar başındaki günahları ve ayaklarını yıkarken, tırnak altlarına kadar ayaklarındaki günahları dökülür."

Namazın anahtarı olan abdestle ilgili pek çok hadis-i şerifler ve sevindirici müjdeler var. Anahtarı bu derece değerli olan hazineyi düşünelim ve bu düşüncenin ışığı altında namazın sevaplarını düşünelim.

Beş vakit namazı vaktinde ve düzenli bir şekilde kılan, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın inançlı, bilinçli ve ihlâslı kulları, her gün tam kırk rekât namaz kılmaktadırlar.

Bu kırk rekât namazda, Kırk kıyam; Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) huzurunda ayakta dikilme,

Kırk rükû; Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) huzurunda ayakta eğilme,

Seksen secde; Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) huzurunda yerlere kapanma,

Yirmi bir kâ'de; Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) huzurunda oturma.

Namazın temel yapısını ve genel anatomisini oluşturan bu bedensel ibâdetler, namazın aslı ve rükûnlarıdır.

Taberânî ve Hâkîm'in rivayet ettikleri hadiste, Peygamberimiz; "Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh), yarattığı varlıklarına tevhidden (îmandan) sonra, namazdan daha sevimli bir şeyi farz kılmamıştır. Eğer Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) katında namazdan daha sevimli bir şey olsa idi, melekleri öyle ibâdet yaparlardı. Meleklerden bazıları (sürekli) rükûda, bazıları (sürekli) secdede, bazıları (sürekli) kıyamda ve bazıları (sürekli) kâ'de (oturma) halindedirler."

Namaz, îmandan sonra bütün ibâdetlerin aslı ve kökeni olduğu gibi, kıyam, rükû, secde ve kâ'de de namazın aslı ve kökenidir.

Kur'an, "Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) için kıyam edin, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) için rükû ve secde edin." emirlerini tekrarlamakta ve özellikle "secde et, yakın ol." emri ile secdenin eşsiz bir ibâdet şekli olduğunu vurgulamaktadır.

Eşyalar zıddı ile bilinir. Putlaştırılan taşların önünde saygı amacı ile dikilenler ve amaçları ne olursa olsun, putlaştırılan taşların önünde rükû ve secde edercesine eğilenler, en büyük günaha girmiş ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a şirk koşmuş oldukları gibi..

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) huzurunda olduğu inancı ve bilinci ile kıyam, rükû, secde ve kuûd yapanlar da en büyük sevabı kazanmış ve îmanın zirvesine ulaşmış olurlar.

Tirmîzî'nin rivâyet ettiği hadiste, Peygamberimiz; "Kim ki, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kitabından bir harf okursa, O'nun için bir hasene vardır. Bir haseneye on katı (sevap) verilir."

Âdet, nifas ve cünüp halinde olmama koşulu ile namazın dışında Kur'an'dan bir harf okuyana on sevap verilir.

Namazda kıraât (Kur'an okuma) farzdır ve namazın bir rüknüdür. Bu nedenle namazda okunan Kur'an'ın sevabı kat kat arttırılır.

İmam Beyhâkî'nin rivâyet ettiği hadiste, Peygamberimiz; "Kim ki (Âdet, nifas ve cünüplükten) temiz olduğu halde, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kitabından bir harf dinlerse, on sevap yazılır, on günahı silinir ve derecesi on katı arttırılır.

Kim ki Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kitabından (Kur'an'dan) bir harfi, namazı oturarak kılarken okursa, elli sevap yazılır, elli günahı silinir ve derecesi 50 kat arttırılır.

Kim ki Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kitabından bir harfi ayakta namaz kılarken okursa, 100 sevap yazılır, 100 günahı silinir ve derecesi 100 kat arttırılır."

Bir günlük beş vakit (40 rekat) namazda, 40 Fatiha ile 33 zamm-ı sûre okunur.

Hâzin Tefsirin'e göre bir Fatiha'da (Besmele dahil) 140 harf vardır. 40 Fatiha'nın toplam harf sayısı 5.600 eder.

33 zamm-ı sûredeki toplam harf sayısı ise, kısa sûrelerin okunduğunu kabul edersek, 3.800 eder.

Bir günlük beş vakit namazda, Fatiha ve zamm-ı sûre olarak okunan toplam harf sayısı 9.400 ve bir aylık beş vakit namazda okunan toplam harf sayısı tam 282.000 eder.

Namazda okunan Kur'anın her harfine 100 sevap yazıldığına göre, bir aylık namazdaki yalnız Fatiha ve zamm-i sûrelerin toplam sevabı 28.200.000 eder.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın vereceği sevap bununla sınırlı değildir. Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh), dilediğine kat kat fazlasını da verir.

Ayrıca her namazın sonunda tesbihata başlamadan önce bir Âyet-el Kürsî okunur.

Bir Âyet-el Kürsî'de 170 harf ve 5 Âyet-el Kürsî'de 850 harf vardır.

Bir ayda okunan Âyet-el Kürsî'nin toplam sayısı tam 25.500 eder.

Her gün beş vakit namazda duâlardan sonra da birer Fatiha okunur. Beş Fatiha'nın toplam sayısı 700 ve bir ayda okunan Fatiha'nın toplam harf sayısı 21.000 eder.

Bir aylık namazda Fatiha ve zamm-i sûre olarak okunan 282.000 harfe, bir aylık Âyet-el Kürsînin 25.500 ve bir aylık Fatiha'nın 21.000 harfini de ilave edersek tam 328.000 harf eder.

Müfessirlerin sultanı Abdullah İbni Abbas'a göre, Kur'an'ın toplam harf sayısı 323.671'dir.

Düzenli bir şekilde beş vakit namazı kılan gerçek müslümanlar, her ay Kur'an-ı Kerimi bir defa hatim etmekle birlikte, geriye fazla olarak 4.829 harfleri de kalmaktadır.

Peygamberimize gelen ilk ilâhi emirlerden biri, "Ve rabbeke fe kebbir..". Müddessir-4

Rabbini büyüklükle, Rabbini tekbirle an, anlamındaki bu ilâhi emri uygulamak için namaza tekbirle girilir. 13'ü farz olan "İftitah Tekbirleri" ve 201'i sünnet olan "İntikal Tekbirleri" olmak üzere bir günlük beş vakit namazda 214 de fa "Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ü Ekber" diye tekbir alınır.

Tirmîzi'deki bir hadiste, Peygamberimiz; "Tesbih (Süphânallah) mîzânın yarısını ve "Elhamdülillâh" mîzânın diğer yarısını doldurur. Tekbir ise yerle gök arasını doldurur."buyuruyor.

Namazın dışında inanarak ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı büyükleme amacı ile alınan bir tekbir (Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ü Ekber)'in sevabı yerle gök arasını doldurduğuna göre, bir günlük namazda alınan 214 tekbirin sevabını düşünelim.

Diğer yandan, farz olan 13 iftitah tekbirinin ayrı bir özelliği vardır.

Râmuz'daki bir hadiste peygamberimiz; "İmamla birlikte alınan iftitah tekbiri, bin deveden hayırlıdır." buyurmuştur.

Mâdenler, ağırlıkları açısından, parasal değerleri açısından, kullanıldığı yerler açısından ve insanlara sevimlilikleri açısından farklı değerler taşıdıkları gibi..

Mâneviyat da aynen böyledir. Bazı kelimeler, (zikirler) sevap açısından, ağırlıkları açısından, ibâdetlerdeki yerleri açısından ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a sevimlilikleri açısından farklı değerlere ve özelliklere sahiptirler.

Buhârî ve Müslim'deki bir hadiste, Peygamberimiz; "İki kelime vardır ki, dilde hafif, mîzânda ağır ve Rahman (olan Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a) çok sevimlidirler. (Bunlar) "Sübhânallâhi ve bihamdihî ve Sübhânallâhil azîm" dir.

Müslim'deki bir hadiste, Peygamberimiz; "Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a en sevimli kelâm dörttür. Sübhânallâhi velhamdü lillâhi velâ ilâhe illallâhü vallâhüekber'dir."

Bir günlük beş vakit namazda, 15 defa Sübhâneke'nin başında, 120 defa, "Sübhâne Rabbiyel Azîm" diye rükû'da ve 240 defa "Sübhâne Rabbiyel Alâ" diye secdede olmak üzere, 375 defa Azîm ve Alâ isimleri ile birlikte Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) tesbih, tenzîh edilir.

Yine bir günlük beş vakit namazda, 15 defa Sübhâneke'de "ve bihamdik" diye, 40 defa Fatiha'nın başında "Elhamdü Lillâhi Rabbil Âlemîn" diye, 40 defa rükû'dan doğrulurken, "Semi'allâhü limen hamideh" diye ve 40 defa rükû'dan doğrulduktan sonra, "Rabbenâ lekel hamd" diye, 135 defa Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a hamdedilir.

Namaz'ın dışında bir defa "Sübhânallah ve Elhamdülillah" demenin sevabını düşünelim ve namazda bu sevabın onlarca, yüzlerce defa katlandığını unutmayalım.

Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) buyuruyor; "Yedi kat gökler ve arz (dünya) ve bunlarda bulunanlar, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı tesbih ederler. Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı hamd ile tesbih etmeyen bir şey yoktur. Ama siz, onların tesbihini anlayamazsınız." İsra-44

İşte! Beş vakit namazı kılan ve Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a kul olan gerçek müslümanlar, kâinatı kapsayan bu zikir halkasına dahil olmakta ve tüm varlıklarla birlikte Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı tesbih, hamd ve tekbir ile zikir etmektedirler.

Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a inanan, îman eden ve inancı doğrultusunda yaşayan gerçek müslümanlar, kıldıkları her iki rekâtın sonunda ve günde 21 defa, Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın lütuf ve rahmet kapısında oturup, "Ettehiyyâtü Lillâhi vessalâvâtü vettayyibât" söz ile beden ile ve mal ile yapılan bütün ibâdetler yalnızca Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'adır diye Rabbül âlemin olan Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a tehiyyeler sunarlar.

"Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullâhi ve berakâtühû' diye çok sevgili peygamberimize selam verirler ve yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın selâmını, rahmetini ve bereketlerini dilerler.

"Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhis sâlihîn" diye, gelip geçmiş ve halen hayatta olan bütün sâlih (iyi) kullara ve kendilerine, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'tan selâmet dilerler.


Ve sonunda Kelime-i şehâdeti getirerek, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'tan başka ilâh olmadığını ve Hazreti Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'in, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın kulu ve peygamberi olduğunu tüm varlıklara ilân ederler.

Ka'de-i âhire denilen son oturuşlarda, Ettehiyyâtü'den sonra Allâhümme salli alâ ve Allâhümme bârik alâ diye başlayan en değerli salâvât-ı şerîfeler okunur.

Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) buyuruyor; "Kuşkusuz Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) ve melekleri, o nebîye (Hazreti Hz.Muhammed(Allah(Celle Celalüh)ümme salli ala seyyidina ve ala ali muhammed.)'e) salât ederler. Ey îmân edenler, siz de ona salât edin ve tam teslimiyet ile selâm verin." Ahzap-56

Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste, Peygamberimiz; "Kim bana bir salât-ı şerîfe getirirse, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) ona on salât (rahmet) eder."

İmam Beyhakî' nin rivayet ettiği bir hadiste, peygamberimiz;"Kim bana bir salât ederse, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) ona on salât (rahmet) eder, on günahını siler ve derecesini on kat artırır."

Tirmîzî'nin rivâyet ettiği bir hadiste, Peygamberimiz;"Kıyamet günü bana en yakın olanınız, bana en çok salâvât (-ı şerîfe) getireninizdir."

Ebû Dâvud'un rivayet ettiği bir hadiste, Peygamberimiz; "Kabrimi bayram (piknik, eğlence) yeri yapmayın. Ama bana salât edin. Nerede olursanız olunuz, salâtınız bana ulaşır." buyuruyor.

Namazla bağlantılı her türlü ibâdetlerin sevapları kat kat çoğaltıldığı gibi, namazda okunan salâvat-ı şerîfelerin sevapları da kat kat çoğaltılır.

Beş vakit namazda, 15'i Allâhümme salli alâ ve 15'i Allâhümme bârik alâ olmak üzere her gün tam 30 ve ayda 900 tane en değerli salâvât-ı şerîfeler okunmaktadır.

Son oturuşta salâvat-ı şerîfelerden sonra, namaz kılan kişi kendisi için, ana-babası için ve tüm din kardeşleri için duâ ve istiğfar anlamını taşıyan, Rabbenâ âtina ve Rabbenağfirlî gibi duâları okur.

Aynı inancı paylaşan, aynı yolun yolcusu olan ve sonsuzluk âlemi olan Cennet'te ebediyyen birlik ve beraberlik içerisinde yan yana yaşayacak olan bütün mü'minler (inananlar) kardeştir.

Bu nedenle beş vakit namaz kılan yüz milyonlarca müslümandan her biri bütün din kardeşlerine duâ eder ve kendisi de yüz milyonların duâsına ortak olur.

Namazını kılıp uyuyanlar, işleri, güçleri ile uğraşanlar veya kara toprağın altında mezarlarında yatmakta olanlar, namaz kılmakta olan din kardeşlerinin duâlarından yararlanırlar.

Unutmayalım! Dünyada sürekli ezanlar okunmakta ve 24 saat hiç kesintisiz namaz kılınmaktadır.

İnkârcılıkta inatla direnenlere ve çağdaşlık adı altında taş devri insanı ile aynı inancı paylaşan ve aynı taşlara tapınanlara bir sözümüz yok.

Ama inandığı halde, nefsinden kaynaklanan tenbellik nedeni ile namazı ihmal edenleri Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) rızası için uyarıyorum.

Gelin. Siz de gelin. Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a inanan, kıble'ye yönelen ve secdeye kapanan yüz milyonların arasına siz de katılın.

Peygamberlerin başını çektiği bu toplumda, nice nice evliyâlar var, kutuplar var, yediler var, kırklar var, üç yüzler var, ricâlullah var ve Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) katında değerli nice sâlih kullar var.

Kıbleye yönelerek ve alnınızı secdeye koyarak bu topluma katılırsanız, hem dünyada yaşadığınız sürece ve hem kabrinizde yaşadığınız sürece, bu kutsal ve seçkin toplumun duâsına ortak olursunuz.

Nesâî, Taberânî ve Dâr-e Kutnî'nin rivâyet ettikleri bir hadiste, Peygamberimiz;"Kim ki farz (vakit)namazlarının sonunda Âyet-el Kürsî' yi okursa, o kişinin (o an)Cennet' e girmesine ölümden başka engel yoktur."

Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste, Peygamberimiz;"Kim ki vakit namazlarının sonunda 33 defa Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı tesbih ederse, 33 defa Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'a hamd ederse ve 33 defa Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ı tekbir ederse ve yüzü tamamlamak için, "Lâilâhe illâllahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derse, deniz köpükleri kadar günahlar bağışlanır." Namazın farz ve sünnetlerini kılan kişi, oturduğu yerde önce bir Âyetel Kürsî'yi okur ve sonra 33 defa "Sübhânallah", 33 defa "Elhamdülillah" ve 33 defa "Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)ü ekber" der ve yüzü tamamlamak için bir defa, "Lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" (Şerîki, ortağı ve dengi olmayan Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh), birdir, O'ndan başka ilâh yoktur. Mülk O'nundur. Medih, övgü, yalnız O'nadır ve OYüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh), her şeye kâdirdir" derse, yaprak dökümü gibi günahları dökülür ve mîzanda ağır gelen sevaplar kazanır.

Hayırlar, başka hayırları ve şerler, başka şerleri çeker." Dinin direği ve en büyük hayır olan namaz da, bu gibi hayırları çeker.

Bu gibi büyük hayırlar ve büyük sevaplar, beş vakit namazı düzenli bir şekilde kılan gerçek müslümanların namazın dışındaki yan gelirleridir.

Namazın sevapları ile ilgili bir şeyler yazmaya çalıştım. Gerçeği söylemek gerekirse, bu yazdıklarım, Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) katında kabul olunan bir vakit namazın sevabı yanında, denizden bir damla niteliğinde kalır.

Çünkü Rabb'ul Âlemîn olan O Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)'ın hazinesi o kadar boldur ki, şu kısacık dünya hayatında hikmetinin gereği, en sevmediği kullarına, torunlarının bile asırlarca yiyip tüketemeyeceği malları, mülkleri ve katrilyonlarla ifade edilemeyecek servetleri vermektedir.

İnanan, îmân eden, emrini tutan, el bağlayıp boyun büken ve huzurunda secdeye kapanan sevdiği kullarına, sonsuzluk âlemi olan Cennet'te niye kat, kat fazlasını vermesin?

Yere atılan bir tek buğday, bir tek mısır tanesini yüzlerce katı çoğaltarak, sapı ile, samanı ile ve talaşı ile tekrar insanlara ve hayvanlara rızık olarak veren O Yüce Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh)..

Bir tek kiraz çekirdeğinden, bir tek incir çekirdeğinden, önce koskocaman ağaçları yaratan, yemyeşil yapraklarla donatan ve sonra her yıl yüzlerce, binlerce meyveyi kullarına rızık olarak veren O yüceler yücesi Allah(Celle Celalüh)(Celle Celalüh) (Celle Celâlühû);

Namazda okunan Kur'an'ın her bir harfini, Tekbir'in, Tesbih'in, Tevhîd'in, Hamd'ın, Tehıyyat'ın ve Salâvat'ın her bir harfini, yüzlerce, binlerce, onbinlerce katı çoğaltarak, niye mahşer yerindeki mîzânımıza koymasın?

İnancından dolayı, İslâmi yaşantısından dolayı, bu geçici dünyada ezilen, aşağılanan ve zulme uğrayan mazlum kullarını niye cennetinde ebedî mutlu etmesin?

Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet Editörü

_________________
<font color="blue" size="2"><b>Ayancık Zaviye Köyü Yönetim Ekibi
Site Sahibi :

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

</b></font>
_______________


Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



<marquee width="400" height="50">
<font color="green" size="4">Merhaba Emege saygı için bir mesaj yazınız! Selam ve dua ile</marquee>
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Ayancık-Zaviye Köyü-Paylaşım Forumu Forum Ana Sayfa -> DiNi BiLGiLER Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açabilirsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap verebilirsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



Sinop Barış fm i Dinlemek için Tıkla.
Arama Özelligi



Arama nedir?Arama nasıl kullanılır?Arama neden önemlidir?Arama kullanmayanların başına ne gelir?Bir oku!!!
DOST SiTELER BÖLÜMÜ
Diyanet isleri baskanligiAyancik com

shadow forumPayLaSiMin Tek YeRi EfLaniForum

Gizemli alemSayenizde Forumu

ws.tc ye üye olmak icin önce okuSinop'lu Sanatçılar Birliği

Sanal krali


Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.187